Visitor:

About ALF > Worldwide Actions > Turkey

R�portaj: Claudette Vaughan

Hayvanların duygusal hayatı �zerine defalarca konuştunuz. �Bilim insanları� �alışmanıza karşı hala daha tepkili mi davranıyorlar?

Evet. Hem de �ok.

 

�oğumuz evinde hayvanlarla beraber yaşıyor, ve bizlerin bu hayvanların zengin bir duygusal hayata sahip olduklarını anlaması i�in g�zlemlemesi yeterli. Size g�re hayvanların duyguları olduğunu reddetmenin sebebi ne?

Komplike bir durum ama listenin en �st�nde araştırma ama�larıyla veya �iftliklerle kullanılan hayvanların aşırı derece s�m�r�lmesi ger�eği var. Aslında hayvanların sadece derin, kompleks duygusal hayatları olduğun s�ylemekle kalmayacağım, aslında bizim t�r�m�z�n sergilediğinden daha kompleks duyguları olabileceğini de s�yleyeceğim burada. Bununla bir hayvanın bizden daha saf ve duygularını ifade etmek anlamında daha kuvvetli olduğunu anlatmak istiyorum. Bu elbette onlara şu andaki gibi davranıyor olmak hakkımızı getiriyor aklımıza. Bir�ok bilim insanı hayvanlar �zerinde deney yapabilmek istiyor, ya da deney yapan meslektaşlarının yaptıkları karşısında sessiz kalıyor. Unutmayın, b�t�n bilim insanları araştırma yapmıyor ama bir �niversitede deney yapan meslektaşlarının karşısında dimdik durabilecek bir bilim insanı bulmak �ok nadir olan birşeydir. Bunu yapması meslek etiğine uymadığı gerek�esiyle sessiz kalmayı se�er b�yleleri. Uzun s�re boyunca sessiz kaldığınız zaman ilk olarak en başta neye inandığınızı unutmaya başlarsınız. Kendi adınıza d�ş�nmek yerine sizi �evreleyen tavırları siz de g�stermeye başlarsınız. Bence hayvanların ger�ek kapasitesi hakkında �niversitede olup da sessiz kalan insanların bu işten bir �ıkarı var.

Hayvanların hissetmediğini ya da d�ş�nmediğini ispatlayan durumlarla ilgili kanıtlar var mı?

Hayır, yok. Bug�n hi�bir bilim insanı b�yle bir şey iddia edemez zaten. Hayvanların bir şey hissetmediğini �ne s�recek bir bilim insanı bulmak neredeyse imkansız. Bunu aşmanın bir yolu var ama, onu da işte hayvanların hissettiğini ispatlamak zor, bilimsel olarak imkansız diyerek yapıyorlar- bu da hakikaten doğru-.Zor ama sizin ve benim duygularımız olduğunu bilimsel olarak ispatlamaktan daha zor değil.

O halde bu mekanik bilimin k�k� oluyor, yani bir şey fiziksel olmadık�a onu ispatlamak zordur diyor bu g�r�ş.

Doğru. Yani, eğer bir hayvanın neler tercih edeceğini s�yleyebileceğinizi iddia eden bir �ok bilimsel kitaba bakarsak, aslında bir hayvanınneler hissettiğine dair bazı ipu�ları elde edebiliriz. Hayvanlarla beraber yaşayan insanlar olarak bizler bunu yapmaya ihtiya� duymayız- tek yapmanız gereken g�zlerinizi a�ıp bakmaktır. Hayvanların duyguları olduğu iddiası bizler i�in en aleni şeydir ama bazı bilim insanları gene de �bilimsel bir kanıt olana dek buna inanmayacağım� demeye devam edecek. Hayvanların duyguları olmadığını s�ylemiyorlar. S�yledikleri şu: aslında bu meseleyi �nemsemiyorlar.

Bilim d�nyasının hayvanların duyguları konusundaki tavırlarını değiştirmek �zerine d�ş�nd�n�z m�?

When Elephants Weep-Filler Ağladığında kitabım ilk �ıktığında, bilim d�nyasından �ok k�t� eleştiriler aldı, tabii tahmin edebileceğiniz gibi, gene de beni şaşırttı ama, artık �niversite bağlamında giderek daha meşru bir hal alarak hayvanlar ve onların duygusal d�nyaları �zerine �alışmalar yapılıyor. ��nk� benimki gibi kitaplar bilim insanları d�ş�nmeye zorluyor- kitaplar buna değdiği i�in değil- hayır halkın bu konuya ilgi duyduğunu anlamaya başladıkları i�in. Bence bu genel olarak da doğru. Hayvan hakları konusuna en olumsuz yaklaşan insanlar dahi artık bu meselenin tartışıldığını kabul ediyorlar. �nceden g�z ardı edilen bir �ok konuyu tartışmaya a�tı bu durum. Artık halk sorulara ilgi g�sterdiği i�in bilim insanları daha �ncekinin tersine bu konuyu d�ş�nmek mecburiyetinde hissediyorlar kendilerini.

Bu y�zden bence bilimse tavrı değiştirmek i�in, kamuoyunun �biz bu konulara ilgi duyuyoruz� şeklinde iletilmesi gerekiyor. Halk daha �ok soru sorduk�a bilim insanları daha �nce ilgilenmedikleri konularla ilgilenmek zorunda hissedecek kendini.

The Emotional Lives of Farm Animals-�iftlik Hayvanlarının Duygusal Hayatları kitabını yazma nedeniniz neydi?

Neredeyse kimse bu hayvanlar hakkında konuşmuyor, ��nk� bu hayvanlar kediler ve k�pekler gibi sevimli ve sevilesi değiller.

Aslında bu konuyla ilgilenmemin sebebi de bu. �iftlik hayvanlarıyla bir alakam yoktu ama �ok merak ediyordum. Bulduğum şeyler de bu hayvanların kedilere �ok benzediği oldu. Belirli hayvanlarla ve onların duygusal hayatlarıyla daha �ok ilgilendik�e herşey daha kompleks hale geliyor. G�zlemlerime g�re her �iftlik hayvanının kompleks bir duygusal hayatı var, aynı kediler ve k�pekler gibi. Bu �zellikle domuzlar ve tavuklar i�in doğru. Tanıdığım bir�ok insan papağanları seviyor ve bir�ok insan da kuşları Keşke tavuğun da bir kuş olduğunu hatırlasalar. Ge�enlerde hayvanların kurtarıldığı bir barınağa gittim. Orada insanlara resmen tapan bir tavuk vardı. Kim olursa olsun hemen kucağına atlayıp kendisine sarılsınlar, okşasınlar kucaklasınlar istiyordu- aynen bir k�pek ya da kedinin yapacağı gibi. Artık hayvanlara onları nasıl g�r�yorsak �yle davrandığımıza emin oldum. Mesela domuzlar, aslında �ok sevgi dolular. Eğer onlara bu a�ıdan yaklaşsak onlar da bize aynen kedi k�pek kuş gibi yakın olurlardı. Kendilerini biz duygusal olarak tamamen a�arlardı. Bence bu hayvanlar duygusal olarak bizlerden daha �st�n olabilirler. Bunu yeterince d�ş�nmedim ama koyunların ve ineklerin insanların mahrum olduğu bazı hislere sahip olduğunu �ğrenmek beni şaşırtmazdı.

Mesela ne gibi hisler?

Mesela inekler insanlarda olmayan bir sabra sahipler, ve b�t�n bu hayvanların hepsi an�ı yaşıyorlar. Senelerce incelediğim hayvanların hepsi i�in ge�erli bu genel olarak.

T�r bariyerlerini aşan anne hayvanlar hakkında farkettiğiniz birşeyler oldu mu

Hayvan d�nyasında baba olmak ile ilgili bir kitap yazdım (The Emperor�s Embrace); ��nk� doğada iyi babalar bulmak zor. Ger�ekten harika baba olan �ok nadir hayvan var- ama �te yandan hayvanlar d�nyasındaki her anne inanılmaz! Bu �zellikle tavuklar ve inekler i�in ge�erli. Her g�n otlaklardan ge�iyorum. Dikkat ettim de buzağıları annelerinden ayırınca bu anneler g�nlerce yavrularına sesleniyorlar. Aynen bir insan annenin hissedeceği denli a�ık ve derin bir şekilde �z�l�yorlar.

Bu da �t�rc�l�k� terimini anlamakta zorlanan insanlar i�in iyi bir bakış a�ısı. Ne dersiniz?

Evet. Umarım kitaplarım da aynı şeyi başarır.

Son olarak, araştırmanız sırasında sizi en etkileyen �iftlik �yk�s� hangisi oldu?

Burada s�z�n� edebileceğim bir �ok �yk� var; ama tanıdığım �iftlik hayvanlarında bu kadar sık merhamet duygusu g�rd�ğ�me şaşırdığımı s�ylemem lazım. Bir �ok insanın alatacağı �yk�ler var. ABD�de OrtaBatı�dan sıradan bir �iftlik hanımına rastladım. Bu kadın vegan değildi, hayvan haklarını filan savunduğu da yoktu. Bu kadın bana bir ineğin tek başına ilgilendiği k�r bir koyundan bahsetti. İnek bu k�r koyuna son derece yakındı ve b�t�n g�n�n� onunla ge�iriyordu ve k�r koyun bir yere gitmek isteyince ona yol g�steriyordu. Ayrılmaları m�mk�n değildi. K�r koyun �ld�ğ� zaman inek o kadar �z�ld� ki olduğu yerden bir adım ileri atmadı ve yemek yemeyi de bıraktı. Sonunda o da �ld�.

İşte bu, fiziksel �zr� bulunan bir hayvanın t�r bariyerini aşan derin bir arkadaşlık �yk�s�. Bence bu �yk� ger�ekten sıra dışı.

�eviri: CemC

Fair Use Notice and Disclaimer
Send questions or comments about this web site to Ann Berlin, annxtberlin@gmail.com