Visitor:

About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

Richard Nielsen

BİR SONRAKİ AHLAKİ DAVAMIZ /Our next moral challenge

www.animalliberationfront.com sitesinden �eviri (directly translated from the ALF site)

Buna sıradaki b�y�k ahlaki dava deniyor. �n�m�zdeki y�zyıl boyunca eylemciler hayvanlara farklı bir şekilde bakacağımızı ve kendi �ıkarlarımız i�in onları kullanamayacağımızı s�yl�yorlar. Gelecekte hayvanların ila�ları test etmek i�in kullanılması, yiyecek i�in �ld�r�lmesi veya işlerimizi y�klenmeleri i�in sıkıntıya girmeleri konusunda kimse bir fikir �ne s�rmeyecek.

Hayvan hakları , PETA’ya g�re hayvanların insanlar gibi sırf başkalarının faydasına olsun diye g�z ardı edilemeyecek �ıkarları olduğunu s�yler. Hayvanlara daha iyi davranılması i�in g�sterdikleri �abada bu t�r gruplar hayvanların yasal haklara sahip olması i�in ter d�ker. Bu t�r gruplara karşı olanlarsa, yani stat�kodan �ıkarı olanlarsa PETA’yı ektremist olarak g�r�p hayat tarzımıza zarar verdiğine inanıyor.

Ne tarafta olursanız olun, hen�z ��z�me kavuşmamış bir problem var. Hayvan hakları konusunun temelinde insanları hayvanlardan- diğer hayvanlardan ayıran şey nedir sorusu yatıyor.

Geri kalan b�t�n konular, İnsanın hayvanlara olan �st�nl�ğ�n� İncil’e g�re yorumlamaktan tutun Sharon Stone’un k�rk giyip giymemesi konusuna dek her t�rl� konu bu tek mesele �zerinden yorumlanıyor. Bu soru grileri bol ama tatmin edici cevapları olmayan bir soru.

PETA �yeleri gibi hayvan hakları eylemcileri hayvanlar ve insanlar arasındaki benzerliklerin altını �iziyor. Mesela şempanzelerin DNA’sının %98’inden fazlasının insanınkiyle aynı olduğunu s�yl�yorlar. Bu da onlara g�re bu maymun cinsine bir m�lk olarak davranmak i�in yeterli bir sebep değil.

Musevi – Hristiyan geleneği Genesis’teki ayrımın altını �izer, Yehova Adem’i kendi ulvi imgesiyle yarattığından, Ona “denizin balıkları ve havadaki kuşlar ve d�nya �zerinde hareket eden her canlı” �zerinde hakimiyet hakkı verdiğinden s�z eder. Bu, insanın hayvanları yiyecek, ulaşım ve tıbbi araştırmalar amacıyla kullanması i�in verilen teolojik bir onay olarak kabul edilmiştir.

Ancak o zamandan beri bilim insan ve hayvan arasındaki sınır konusunda sorunlar yaşadı. Bilim bu iki cinsi ayırt etmek anlamında daima kabul edegeldiği tanımdan geri adım atmaya zorlandı.

Bir zamanlar bizler alet yapan hayvanlardık, ta ki şempanzelerin de yuvalarında termitleri kovmak i�ni basit �ubuklar kullandığını �ğrenene dek. Sonra dil bilen hayvanlardık, ta ki gorillalar işaret dilini �ğrenene dek. Şimdi ise bilim DNA’ya yaslanıyor: insanlar genetik olarak farklıdır deniyor. Yaratılış �zerinde hakimiyet s�rmek anlamında pek işe yaradığı s�ylenemez. Ne de olsa b�t�n t�rler genetik olarak ayrıksıdır.

İnsan - hayvan sınırı konusunda yaşanan bulanıklık PETA’ya yarayacak gibi g�r�n�yor. Ama kendi arg�manlarını karmaşıklaştırmak anlamına da gelebilir bu.

Gelebeksel olarak, D�nya �zerinde hayatı hiyerarşik manada bir “varoluş zinciri” olarak d�ş�nm�ş�zd�r, burada belli t�rler diğerlerine g�re daha yukarıdadır ya da daha gelişmiştir. PETA’nın arg�manı ise diğerleri bu arg�manı zamanı ge�miş ya da paternalist bulsa da zımnen kabul ediyor. PETA hayvanları kendi kanunlarımıza dahil ederek “y�kseltmek” istiyor.

Eğer eşitliğe tersten bakarsanız, tıpkı PETA gibi, meselenin hayvanları insanlarla bir kademeye getirmek olduğunu g�r�rs�n�z ve karşılığında da belli tipte cevaplarla karşılaşırsınız. Ama hiyerarşi prensibine başvurmadan da insan ve hayvan arasındaki sınırı bulanıklaştırabilirsiniz. Eğer b�yle yaparsanız, o zaman tamamıyla başka bir sonu� elde edersiniz. PETA’nın arg�manı temelde hayvanların da insan olduğudur. Ama tersten okursanız aynı arg�manı farklı sonu�lar elde edecek şekilde �ne s�rebilirsiniz: insanlar da hayvandır.

PETA’nın paternalizmiyle alakalı bir diğer sorun da zekaya bir klişe olarak yaklaşması. Mesela bilim bize balinaların ve yunusların zeki olduğunu g�sterebilirse, şempanzelerin ve gorillerin işaret dilini �ğrenebildiğini g�sterirse, o zaman bu, bu t�r hayvanların kanunen belli bir kabul g�rmesi anlamına gelirken zekasını iyi kullanmayan hayvanların bu hakka sahip olmaması anlamına mı gelecek?

Ne de olsa, zeki insanlara aptal olanlara kıyasla daha fazla yasal hak tanımıyoruz. Hayvanlar neden farklı olsun ki? İnsanlara yakın hayvanların yasal hakları olmasında kıstas olarak neden zeka alınsın ki? Eğer meselenin bu olmadığına karar verirsek, o zaman insanlar neden ilahi emir hari� hayvanlar arasında �zel bir yere sahip olsun?

Daha �nemlisi, eğer insanlar ve insan olmayanlar arasındaki sınırı silersek, hayvanlara yasal haklar tanınmasına muhalif olanların işine yarar bu.

İnsanların aslında hayvan olduğu iddia edilerek bakılırsa, bir �ok t�r arasında yalnızca bir t�r olduğu a�ısından bakılırsa, kendi kanunlarımızın- kendi t�r�m�z�n s�rd�r�len geleneklerinin- hayvanlar i�in ge�erli olup, tam tersinin de bizler i�in ge�erli olabileceğine inanmamak i�in hi�bir sebep yok. Eğer kendi kanunlarımızı hayvanlara da uygulamaya başlarsak, hayvan kanunlarını insanlara da uygulamaktan neden daha tercih edilebilir olsun ki bu? Neden insanlardan yaban k�peklerinin kanunlarına uyması istenmesin?

Aslında, insanların diğer hayvanlar �zerinde hakimiyet kurmasının ana sebebinin yasalar ve yazılı kanunlardan �ok g��le alakası var: insanlar hayvanları hakimiyet altına almış durumdalar; ��nk� bunu yapabilecek g�c�m�z var. Aklı başında hi�bir insan mesela kaplanların g�� kullanarak da olsa d�nyaya –insanlara da - egemen olabileceğini d�ş�nmez.

Dahası, hayvan hakları eylemcileri t�rc� davranışlardan s�z ediyor- ırk�ı davranışa paralel bir davranış bi�imi olarak- bizler kendi t�r�m�z� diğer t�rlerden �st�n g�r�yoruz anlamına geliyor bu. Ancak hayvanlar d�nyasındaki her t�r kendi t�r�ne destek �ıkıyor. Kendi t�rc� davranışımız diğer hayvanlarla paylaştığımız birşeydir. Eğer davranışımız diğer hayvanlarla aramızdaki sınırı belirleyen ayrımın altını �iziyorsa, bu durum hayvanların da insanlar gibi muamele g�rmesi gerektiği arg�manını zayıflatır.

Diğer bir deyişle, t�rc� davranış s�z konusu olduğunda hayvanlarla insanlar arasında bir fark yoksa, o zaman insanlarla hayvanlar arasında ge�erli bir fark vardır ve hayvanlara insanlara verilen hakların verilmesini gerektiren bir mantıklı bir sebep de yoktur. B�yle yapmak demek hayvani doğamızı reddetmek ve insanlar hayvanlardan farklıymış gibi rol yapmak demektir. Ve eğer insanların hayvanlardan olduk�a farklı olduğunu kabul edersek o zaman hayvan ve insan arasındaki o yasal �izgiyi bulanıklaştırdık demektir.

Elbette b�t�n bunlar sadece yasallık sorusunu yansıtıyor ve hayvanların maruz kaldığı davranışın yasal değil ahlaki bir mesele olduğunun altını �iziyor. Bizlerle aynı olmayan varlıkları da bize eşit g�rebilmeye ihtiyacımız var. Diğer bir deyişle, gezegen �zerindeki bol sayıdaki canlının bağımsızlığı, varlığı ve hayat sahibi oluşunu kabul ederken aslında bizler onlarda kendimizin aynasını g�r�yoruz.

Aile, klan veya kabile , millet olsun hepsine “sen “ olarak bakmak ve yabancıları, veya farklı ırkları ise “O-it” olarak g�rmek daima kolay olmuştur. Ama bir k�peğin, kanaryanın ya da bir atın g�zlerine baktığınızda işler değişir. Evcil hayvanlarımıza daima “sen “ olarak bakarız. Ahlaki davranışların diğer insanları da “ sen” olarak g�rmeyi gerktirmesi gibi evcil hayvanlarımız olmayan diğer hayvanları da “ sen” olarak g�rmeye başlamak zorunda kalacağız.

Bu belki PETA’yı mutlu etmeyebilir; ��nk� diğer insanları “sen” olarak kabul ederken bile onların hayatına son vermek i�in haklı gerek�eler bulabiliriz. Ve hayvanları da “sen” olarak kabul etsek bile onları yemeyi maruz g�rebiliriz.

Bir �ok kabile k�lt�r� bunu yapmıştır, �ld�r�p yedikleri hayvanları y�celtmişlerdir. Bir hayat bir a�ık b�fe gibidir, bir t�r diğerini yer. Ve hepimiz vejetaryen olsak bile bitkileri �ld�r�yoruz. Hayat hayatla beslenir; hayat nazik değildir.

Ahlaki eylemler zarar vermekten ka�ınmak değildir muhakkak, ama bunun sorumluluğunu y�klenmek, asla k�r ve boşu boşuna zarara sebep olmamak demektir. Bir eylemi kanunlar aracılığıyla zorunlu hale getirmek demek- mesela hayvanlara d�zg�n şekilde davranmak gibi- bizlerden kişisel sorumluluğumuzu alırken k�r ve boş bir şekilde yasalara boyun eğmemize sebep olur. Bu da diğerleri kadar k�t� olsa gerek.

Milwaukee Journal Sentinel 13 Mayıs 2001

�eviri: CemC

Fair Use Notice and Disclaimer
Send questions or comments about this web site to Ann Berlin, annxtberlin@gmail.com