Visitor:

printer friendly, larger print version

These translations are on www.hayvanozgurlugu.com (animal liberation). I translated them directly from the site, some of them from Steve Best�s books, and No Compromise.
   -- Cem

1- This is the translation of this link: http://www.animalliberationfront.com/Philosophy/LegallyBlind.htm

kANUNEN KÖR: HAYVAN HAKLARINI KABUL ETME MESELESİ

DR. STEVE BEST

KASIM 2008

ABD gibi ��r�m�ş sosyal sistemlerinde yasalar ve etik arasındaki ilişki nadiren birbirine paraleldir. Yasalar g��s�zlerdense g��l�leri korumak i�in vardır, ve etik de yapılan k�t�l�klerin ve yanlışların mazeretidir. B�ylece etik olarak doğru olan bir şey yasalarda belirtilmiş olmak zorunda değildir, ve yasal olan bir şey de nadiren ahlaki olma �zelliğini taşır. Aslında ABD h�k�metiyle alakalı ger�ek skandal neyin yasal olduğu konusudur.

Hayvanlarla alakalı zamanı ge�miş yasalar iyi bir �rnek. İnsancıl, merhametli ve medeniyetin �nc�s� olmakla �v�nen bir toplumda milyarlarca hayvan her yıl en sa�ma sapan sebeplerle �ld�r�l�yor.

Hayvanlara g�n�m�zde uygulanan tavırların insanın ve hayvanın k�le olarak kabul edildiği �ok eski zamanlardan kaynaklandığını biliyoruz. Bir insanla bir mal arasındaki ayrım eski Roma toplumuna dek gidiyor aslında: �zg�r erkeklerin hakları varken kadınların, �ocukların, k�lelerin ve hayvanların sadece bir nesne olarak g�r�ld�ğ�n�, eşya olarak kabul edildiğini g�r�yoruz. İnsanları k�le ve eşya konumuna indirgeyen keyfi g�r�şler artık tersine �evrilmiş durumda, ama hayvanların s�m�r�lmesini mazur g�steren teorilerin ve tutumların hala aynı keyfilikle s�rd�ğ� ve insan k�leleri �zg�rl�ğe kavuşturan aynı mantığın insan olmayan canlıları da �zg�rl�ğe kavuşturmak i�in kullanılması gerektiğini g�r�yoruz.

Karl Marx kapitalizmin darmadağın d�nyasında garip şeylerin olduğunu, pazar değerlerinin insani ve ahlaki değerleri yerinden ettiğini g�zlemlemiştir. O kapitalist toplumun meta fetişizmi etrafında yapılanmış bir s�re� olduğunu, nesne ve �zne �zelliklerinin yer değiştirdiğini g�rm�şt�r: yaşayan varlıklar cansız varlıklar olarak tanımlanırken metanın ve paranın hayattan daha kutsal anime varlıklar haline geldiğini s�ylemiştir. İşte ancak bu g�r�şten yola �ıkarak ALF�in m�lke zarar vermesine �ter�rizm� olarak ve hayvan end�strilerinin her g�n hayvan �ld�rmesine rutin bir �iş� olarak bakılabilir.

Kanuni bir noktadan bakılınca hayvanların s�m�r�lmesi meselesi �� katmanlıdır: s�z�mona hayvan �koruma� yasaları hala zayıftır; nadiren uygulanmaktadır ve daha k�t�s� her yıl milyarlarca hayvanı �ld�rmekte, �zerinde deney yapmakta, işkence etmekte, kafeslere kapatmakta yasal haklarını sonuna dek kullanan hayvanları s�m�ren end�strilere bu yasalar uygulanmamaktadır. Bu sorunların ana sebebi hayvanlara hala daha bir mal g�z�yle bakılması ve hayvanların neredeyse fiziksel nesnelerden hi� ayırt edilmemeleri. 16. Y�zyılda başlayan devasa bilimsel devrimler, 19 ve 20. Y�zyıldaki felsefi devrimler Hristiyan-Yunan d�nya g�r�ş�n�n temellerini sarssalar da hayvanlarla alakalı temel yasal �er�evelere dokunulmamıştır; b�t�n ama� ve hedeflere rağmen hayvan yasaları hala Roma yasalarından ibarettir.

Batının yasal �er�evelerini oluşturan teolojik ve felsefi temellerin zamanı ge�miştir, artık ��r�m�şt�r.

Şu andaki ama�larımızı d�ş�nerek ben Batı d�ş�ncesini d�rt temel ve birbiriyle alakalı yanlış kabul sebebiyle kusurlu buluyorum. Birinci yanlış kabulde, yani �zc�l�kte (essentialism), insanlar ve insan olmayan hayvanların değişen ve evrim ge�iren bir doğaları olduğu yadsınır ve tersine statik bir �zleri olduğu kabul edilir. �zellikle insanlar akli, dil sahibi, teknolojik ve Tanrı imgesiyle yaratılmış varlıklar olarak kabul edilir, ama insan olmayan hayvanlara aklı veya ruhu olmayan, i�g�d�leriyle, iştahlarıyla ve duyularıyla yaşayan basit varlıklar olarak bakılır. İkinci yanlış kabulde, yani rasyonalizmde b�t�n kozmosa Tanrının zihninin yansıması olarak bir rasyonel doğaya sahipmiş gibi bakılır. D�nya d�zenle vardır ve ulvi bir dizaynın �r�n�d�r. Akıl veya ruh insanların �z�d�r , duyularının esiri hayvanlardan farklıdır. B�ylece, d�alizm adındaki ���nc� yanlış kabulde akıl ve dil kapasiteleri insanları hayvanlardan kesin bir bi�imde ayırır. Hepimizin bir �z� vardır, onların başka bir �z� vardır; ahlaki ve yasal fikirler sadece insanın d�nyasına aittir ve insanların hayvanlara herhangi t�rden doğrudan bir zorunluluğu yoktur. Teoloji adındaki d�rd�nc� yanlış kabulde ise kainatın rasyonel ve yasalarla y�netilen d�zeninin ardında bir ama� vardır, en basit ve noksan varlıklardan en kompleks ve m�kemmel varlıklara dek hiyerarşik bir �B�y�k Varlık Zinciri� vardır. Hayvanlar insanlara g�re daha aşağı seviyede olduğu i�in varoluş ama�ları da insanların ihtiya�larına hizmet etmektir, bizler de bize nasıl uyarsa onları �ylece kullanabiliriz. Aristo�nun s�ylediği gibi �Bitkiler hayvanlar i�in vardır, hayvanlar da sadece insanlar i�in var edilmiştir.�

Sokrat �ncesi filozoflardan Stoacılara dek, oradan orta �ağ�ılardan modernlere dek hep eski kadim zamanların kurgularının ve �nyargılarının yansıması olarak kabul g�ren bu temel �er�eveyi buluyoruz. B�t�ne bakınca Batı felsefesi insan ve hayvan doğasını feci bir şekilde yanlış anlamıştır: sadece evrimsel bir s�recin bulunduğu d�alist bir ayrım yaratmıştır; insanlara �ok fazla akıl atfetmiş ve insan olmayan varlıkları da �ok az akla sahip sahip kabul etmiştir; hayvanları ahlaki olmayan ve yasal bir stat�ye hapseden bir evren tahayy�l etmiştir; insanları da hayatın tahtına yerleştirmiştir.

Geleneksel dinin, felsefenin ve bilimin �evresini saran yanlış kabullerden kurtulmadık�a hayvan haklarının yasal manada kurumlaşması bir hayaldir. Postmodern teoriler Batı metafiziğinin maskesini d�ş�rm�şt�r, ama temel yasal algıları etkilemedi, ayrıca hayvan hakları meselelerine de uygun şekilde uygulanmadı. Postmodernistler de herkes kadar t�rc�ler.

Felsefe alanında (hayvan hakları teorileri), bilim alanında (bilişsel etoloji, hayvan duygularının ve zekasının incelenmesi), ve hukuk (Gary Francione, Steveb Wise and ve diğerleri ) alanlarında b�y�k gelişmeler yaşanmıştır. Bilimdeki gelişmeler �zellikle �nemldir, ��nk� hayvanların bize benzediği, hayal etmekten �ekineceğimiz denli bizden daha kompleks olduklarının kanıtlarını sunmuştur. Bu bilgi insan ile hayvan arasında yapısal benzerlikler bulan fizyoloji ve anatomiden geliyor; diğer primatlarla aramızdaki yakın evrimsel bağları g�steren genetikten geliyor; hayvan davranışlarını araştıran, bir �ok hayvanın da alet yapabildiğini g�steren saha araştırmalarından geliyor; insan ve insan olmayan hayvanların beyin ve duygularınnda benzer bir d�zenleme olduğunu g�steren biyolojiden geliyor; ayrıca bir �ok hayvan deneyi hayvanların ciddi manada bir mental ve iletişimsel yeteneklere sahip olduğunu g�stermiştir.

Yasal alanda evcil hayvanlara keyfi, zalimce davranışların cezalandırılması anlamında ilerlemeler olmuştur, ve giderek daha fazla sayıda devlet hayvan zulm�n� ağır su� olarak kabul ediyor. Ama bu yasalar sadece evcil hayvanlar i�in uygulanıyor ve insanlara verilen zararla ilgileniyor daha �ok, yoksa hayvanlara verilen zararla ilgilendiği s�ylenemez (��nk� hayvana uygulanan şiddetin insana da uygulanabileceği d�ş�n�l�yor). PETA ve diğer kurumlar tarafından y�r�t�len bir �ok �alışma sonucunda Wendy�s, McDonald�s, Burger King gibi fast food zincirlerine et sağlayan �iftlik hayvanlarının durumlarında bazı reformlar da yapılmıştır. �İnsani �ld�rme� yasaları uygulanıyor ve kafesler de daha b�y�d� ama elbette her yıl sadece ABD�de 10 milyar �iftlik hayvanı fabrika �iftliklerinde işkence g�r�p mezbahalarda korkun� şekillerde �l�yor.

Hayvanlar hala bir mal olarak g�r�l�yor ve bu malın sahipleri- ister laboratuarlardaki bilim insanları olsun, fabrika �iftliklerindeki CEOlar olsun, rodeo y�neticileri sirk y�neticiler veya hayvanat bah�esi m�d�rleri olsun-, bu hayvanların v�cutlarına ne isterlerse onu yapmakta her t�rl� hakka sahip olduklarını d�ş�n�yorlar. Legal mantık iki şekilde işliyor: hayvanların acı �ekmesine sebep olan her davranış hayvan s�m�r�s� geleneğinin bir par�ası olduğu s�rece kabul ediliyor, �ıkar s�z konusu olduk�a veya hayvanı disiplin etmek s�z konusu olduğu s�rece kabul ediliyor. B�ylece bir kedi veya k�peği d�vmek veya yakmak bir c�r�m oluyor; ��nk� toplum i�in bir fayda s�z konusu değil, yoksa kendi i�inde bu hareket yanlış olduğu i�in c�r�m olmuyor. Hayvanların mal olarak kabul edildiği yerde hayvan �sahiplerinin� mala sahip olmak hakları halkın ahlaki hassasiyetlerinden daha baskın �ıkabiliyor. Bu anlamda bir �ok m�cadele kaybedilmiştir.

Hayvan varlığının cehennemsi ger�ekliği bizler hayvanların mal olarak kabul ediliği nosyonunu sismik olarak alternatif bir kavramla değiştirmedik�e, mesela hayvanları birey olarak kabul etmedik�e tamamen değişmeyecektir. İnsanların kişi kavramı �zerinde bir tekeli yok, bu kavram hissedebilme yetenğini, se�im yapabilmeyi, hatırlamayı, gelecekle alakalı planlar yapabilmeyi de i�inde barındırıyor. Kişilik , Peter Singer ve Steven Wise gibi hayvan hakları eylemcilerinin desteklediği B�y�k Maymun Projesi�nin ardındaki itici g��t�r. Bu proje maymunların insan �ocukları kadar kompleks olduğu ve eğer �ocuklar bir bireyse maymunların da bir birey olduğu tezinden yola �ıkıyor. Maymunlardan da �te b�t�n hayvanlara ahlaki ve yasal bir stat� kazandıracak daha b�y�k bir değişiklik obje olarak g�r�len hayvanların artık �zne olarak g�r�lmesiyle sağlanabilir, ��nk� hissedilme yeteneğinin olması, acıdan ka�ınıp hayatta kalmak gibi temel se�imlerin olması gibi gerekli ve yeterli �zellikle ahlaki ve yasal hakların verilmesi i�in yeterlidir.

Elbette ki kanunlar tutarlı değil. Engelli bir insanı bir kişilik sahibi olarak kabul ederken daha farkındalık sahibi veya daha zeki bir maymuna/kompleks bir başka hayvana bu hakkı vermemek demek �elişmek demektir. Şirketler mahkemede eğer bir �kişi� olarak d�ş�n�lebiliyorsa, hayvanları da b�yle kabul etmenin bir zararı yok. Dahası, Batı tarihi hayvanların �r�n yemesi gibi gerek�elerle cezalandırıldığı tuhaf �rneklerle dolu.

İnsana �mit veren değişim işaretleri de g�r�l�yor. B�y�k Maymun Projesi en yakın evrim akrabalarımız hakkında d�ny �apında �ok fazla sayıda insanı eğitiyor. Steven Wise�ın kitabı �Rattling the Cage: Toward Legal Rights for Animals (2000)-Kafesi Sallamak: Hayvanlar İ�in Yasal Haklara Doğru �, b�y�k maymunların yasal anlamda bireyler olarak kabul g�rmesi davasını halka yaydı. Wise�ın yeni kitabı � Drawing the Line: Science and the Case for Animal Rights- �izgiyi �ekmek:Bilim Hayvan Hakları Meselesi� bu arg�manı diğer hayvanları da kapsayacak şekilde genişletiyor. B�y�k �l��de Wise�ın a�tığı yolu takiben �hayvan Hakları ve Hukuk� konulu Harvard, Yale, Georgetown ve bir d�zine diğer hukuk fak�ltesinde okutuluyor. Binlerce avukat halihazırda hayvan hakları hukukunu pratik ediyor, kendileri adına konuşamayan veya �cretlerini �deyemeyen ve her zaman masum olan m�şterilerini temsil ediyorlar. In Defense of Animals organizasyonu tarafından başlatılan ve insanları hayvanların �sahipleri� değil �koruyucuları� olarak kabul eden, yasal d�zenlemelerin buna g�re yapılmasını talep eden kampanya şu anda ABD �apında bir �ok toplulukta dile getiriliyor.

Artık mahkemeler hayvan koruyucularını �d�llendiriyorlar ve bunu yaparken incinmiş veya �ld�r�lm�ş hayvanların mal değeri �zerinden değil, ayrıca s�z konusu hayvanları kaybetmiş olmanın sebep olduğu �z�nt�ler ve bir arkadaşın kaybedilmesi gibi değerler �zerinden de yapıyorlar, b�ylece hayvanların bir maldan daha fazla bir şey olduğuna dair bir inan� değişiminin sinyallerini veriyorlar. Wise ve diğerleri b�y�k maymunların ve diğer hayvanların haklarıyla alakalı davaların yakında mahkeme salonlarını doldurmasını bekliyorlar. Bu da insan olmayan hayvanların toplumsal manada algılanışı ve toplumsal manada temelden bir değişimin alameti demek, ��nk� insanlar artık daha �ok sayıda s�m�r�lm�ş hayvanı kendi �ıkarları uğruna temsil edebilecek veya dava a�abilecek.

Değişik t�rc�ler hayvanlara birey kimliği vermenin �tehlikeli bir fikir� olduğunu ilan ediyor ve konu bakteri hakları gibi aptalca y�nlere kayıyor; ��nk� hayvan s�m�r�s� end�strileri akıttıkları kanın yasaklanmasından veya en azından sınırlandırılmasından korkuyor. Bu t�r m�balağalı tepkiler paradigmalar değişirken g�r�lebilen şeylerdir. Karikat�rler ve �ıkarlar bir yana hayvanların mal stat�s�nden �ıkarılması uğruna yapılan s�rd�r�len hareket ve bu hayvanlara v�cutlarının b�t�nl�ğ�n� korumanın yanı sıra temel ahlaki ve yasal hakların tanınması da �ağdaş d�nemin en �nemli m�cadelelerinden birisidir.

Bug�n bizler y�z yıl �nce siyahların ahlaki ve legal stat�leri konusuna benzer bir d�n�m noktasındayız. Her iki konuda da ahlaki �izgilerin genişletilmesi, bir k�lelik bi�iminin sona erdirilmesi ve artık zamanı ge�miş �nyargıların sona erdirilmesi anlamında s�re giden bir hareket s�z konusudur. Huku evrim ge�iren sosyal normalarla değişmiştir, ve şu anda da dramatik bir değişimin ortasındadır. Hayvan hakları sadece hayvanların �zg�rleştirilmesi değil, ahlaki evriminin yeni sahfasına girerkenayrıca insan beyninin de �zg�rleştirilmesi anlamına geliyor.

 

2- This is the translation of the interview you gave us a couple of months ago.

HAYVAN �ZG�RL�� VE ALF R�PORTAJI

www.hayvanozgurlugu.com  sitesi ALF �yeleriyle e-mail aracılığıyla r�portaj yaptı. Sorular Sinan�dan.

1- Hayvan �zg�rl�ğ�n� sadece vegan veya vejetaryen olmak sınırları i�inde d�ş�nmek doğru mu? Eğer vegan veya vejetaryen olmayan bir kişi de hayvan �zg�rl�ğ� m�cadelesinin par�asıysa, bu kişinin samimiyetsizce davrandığını s�yleyebilir miyiz?

Evet, samimiyetsizce davrandıklarını s�yleyebiliriz, ama neden b�yl eyapalım ki? Ayrıca birisinin samimiyetsizce davrandığını s�yleyen başka birisinin de ger�ekten hayvanlara yardım etmek yerine zamanlarını ve enerjilerini başkalarıyla alakalı tartışmalar yaparak harcadığını ve bu y�zden kendilerinin de samimiyetsizce davrandığını (ya da ahlaken tutarsız veya ikiy�zl�ce bir tavır sergilediklerini) s�yleyebiliriz. Aslında hi� kimse ahlaken tutarlı değildir olmamıştır. Hi�bir zaman. Hatta s�z�mona peygamber İsa bile. O halde ne gerek var? ��nk� bir �ok insan hak sahibi olabilecekler i�in kendilerinin hemen �st�ne bir �izgi �ekerken başka insanlar da �st�nl�k taslamak i�in kendilerinin hemen altına bir yere �izgi �ekiyorlar.

Başkalarını eleştirerek enerjilerini harcayan bu insanlar �obstr�ksiyonist� olarak bilinirler. Daha da �nemli olansa bu tavırlarının başka insanların hayvanlara yardım etmelerine engel olması.

Eğer birisi hayvanlara yardım etmek istiyorsa bu kişilere cesaret verilmeli. Yaygın bir duruma �rnek verelim: Her g�n et yiyen ama et t�ketimini yarı yarıya azaltmak isteyen birisi var diyelim. Bazı insanlar bu konuda destek olurlar. Bazıları bu kişinin vegan olması gerektiğini , hayvanlara hala zarar vermeye devam ettiğini s�ylerler. İstatistikler 100 et yiyen insana et t�ketimlerini yarı yarıya azaltmaları i�in sebep verilirse %30�unun bunu deneyeceğini s�yl�yor. %10�u başarılı olacaktır. Eğer 100 et yiyen insana vegan olmaları i�in sebepler sunulursa %10�da sadece %1�i bunu başarabilecektir. Hayvanlar i�in hangi tavır yararlı olmuştur? �zellikle de ilk gruptakilerin zamanla vegan olacakları d�ş�n�l�rse.

�Bu yeterli değil� diyerek diğer insanları hayvanlara yardım etmekten men eden herkes hayvanların acı �ekmesine su� ortaklığı yapmaktadır. İnsanlar bunu kendi egoları i�in yapıyor.

ALF hayvanlara yardım etmek isteyen avcıların listesini �ıkardı. Onların g�c�n� kullanmamak hayvanların hayatlarına mal olacaktı, ve en azından bir avcı bizim sandıkları kadar k�t� olmadığımıza karar verdi. O artık bir vegan.

Hayvan �zg�rl�ğ� hareketi beyinleri değiştirmeye ihtiya� duyar. Beyinler komplekstir, farklıdır, ama �oğu nezakete cevap verir, hakarete değil.

2- Şu andaki koşullar g�z �n�ne alındığında teknoend�striyel bir şehirde yaşayıp da kendine vegan diyen bir insan ne kadar ger�ek�i olabilir?

Eğer veganizmi hayvanların asla acı �ekmesine sebep olmayan bir tavırla yaşamak olarak g�r�yorsanız ger�ek�i değildir. Ancak veganizmin dogmatik olmadığını anlarsanız son derece ger�ek�idir. L�tfen şu yazıyı okuyun: http://www.animalliberationfront.com/Practical/Health/VeganNotDogma.htm

3-.John Zerzan�ın ve Ted Kaczynski�nin teknoloji ve medeniyet karşıtı g�r�şleri T�rkiye�de de giderek yaygınalşıyo. �te yandan Zeitgeist adındaki bir belgeselde tek kurtuluşun teknolojik yapılar i�erisinde m�mk�n olduğu iddia ediliyor, bu yaklaşım da kafa karışıklığına sebep oluyor. Bu u� g�r�şleri kendi a�ınızdan nasıl yorumlarsınız?

��z�m insan beyninde yatıyor, �evrede değil. S�z�n� ettiğiniz g�r�şler hayvanlar bir m�lk olmaması gerektiği g�r�ş�ne ne uymaktadır ne de onunla �elişmektedir. Gelecek d�nyadaki hissedebilen canlıların mutluluğu i�in y�kselmekte olan olasılıklar i�eriyor.Bu olasılıklar arasında hedonist a�ı ve hayvanları �zg�rleştirmek de var; ��nk� bir laboratuarda et yetiştirmek daha az sağlıklı ve daha az maliyete sebep olan bir durum.Asırlar boyunca insanın tavırlarının değiştiğine şahit olduk, bu y�zden bunun m�mk�n olduğunu biliyoruz, hayvan haklarından yana bir tavır olduğunu biliyoruz. Martin Luther King�in şu s�zlerini burada hatırlayabiliriz: �Tarihin oku uzundur ama bu her zaman merhamete y�nelmiş bir oktur�. Zerzan ve Kaczynski doğru şeylerden s�z ederken teknoloji veya medeniyet karşıtlığını savunarak zaman harcamak pek de tesirli bir şey gibi g�r�nm�yor.

4- Bizim �lkemiz ne Avrupa �lkesi olmayı ne de tamamen Doğu�ya ait olmayı başarabildi. İki k�lt�r arasında sıkışmış bizim gibi �lkeler diğer k�lt�rlerden etkilenmeye a�ık oluyorlar. Hayvan hakları s�z konusu olduğu �rece Doğu k�lt�r�nden gelme g�r�şler ve Batı�daki 50 yıllık hayvan hakları hareketine ait g�r�şlerle beraber kendi k�lt�r�m�ze ve koşullarımız �zg� bir hareket geliştirmeye �alışıyoruz. ALF eylemleri y�r�tmek i�in ellerinden geleni yapan insanlara ne s�ylemek isterdiniz?

�oğunlukla ALF prensiplerinin 1. maddesini yerine getirmeye �alışmalılar.� Hayvanları laboratuarlardan, �iftliklerden, k�rk �iftliklerinden vb yerlerden kurtarmaya �alışmalı ve hayvanları acı �ekmekten uzak bir şekilde hayatlarını s�rd�r�p tamamlayabilecekleri yuvalara yerleştirmeliler�. Diğer prensipleri başarmak daha zor olabilir, mesela bir zul�m b�lgesini a�ığa �ıkarmak, mesajı yığınlara ulaştırmak gibi. Halkla ilişkileri PETA ve benzeri kuruluşlara bırakmak daha doğru.

5- Amerikalı felsefe profes�r� ve hayvan hakları savunucusu Tom Regan�ın Kafesler Boşalsın adlı kitabının (T�rk�e �evirisi, İletişim Yayınları) 299. sayfasındaki �Notlar� b�l�m�nde beni şaşkına uğratan (ve bir �evirisi hatası olmasını umduğum) bir paragraf bulunmaktadır. �Sahi Kim Bu Hayvan Hakları Savunucuları?� başlıklı yazının 2. paragrafında �ALF eylemlerini 11. B�l�m�de ele alıyorum. Kendilerine hayvan hakları savunucusu diyen bir avu� insan, zaman zaman hayvan istismarcılarına zarar verme heveslerini abartılı eylemlerle sergiliyorlarsa da, bu tatminsizlerin hayvan hakları hareketinde ne yeri ne de saygınlığı vardır� diyor Tom Regan. Bu g�r�şe katılmamakla birlikte, sizce ALF neden b�yle g�r�l�yor ve g�r�lmekte ısrar ediliyor? ALF�in hayvan hakları hareketinde yeri ve saygınlığı olmadığını savunmak b�y�k bir haksızlık değil midir?

Dr. Jerry Vlasak bu soruya bir s�yleşide ş�yle cevap vermiş:

"Neden ALF ile ilgili b�yle birbiriyle �elişen g�r�şler var?

Galiba bu � kahraman/ter�rist� tartışmasının iki sebebi olsa gerek. Birincisi şu: medya tarafındann ekoter�rist ve hayvan hakları manyakları şeklinde propagandaya uğrayan halk. Basın ofisinin ana ama�larından birisi bu yanlış bilgiye karşı m�cadele ederek insanların hayvanlar i�in neden yasa dışı eylemlere giriştiğini akılcı birşekilde a�ıklamaktadır. Halk bu meselelerle ilgili ger�eği bilmiyor, bunun sebebi bizim bu konuda �aba g�stermememiz değil, tam tersine bizler m�lti milyar dolarlık reklam kampanyalarına ve medya yaklaşımlarna karşı savaşıyoruz, sebep bu. Ger�ek �yle ya da b�yle muhakkak �atlaklar arasından sızıp ortaya �ıar, ve bizler de bir g�n herkesin bizden yana olacağına inanıyoruz yeter ki olayları şekliyle g�rebilsinler.

İkinci olarak, ve bizce daha rahatsız edici olan şey şu ki bu �elişkili g�r�şler hayvan hareketi gruplarından kaynaklanmakta. FDA istatistiklerine g�re her yıl insan t�ketimi y�z�nden 10 milyardan fazla hayvan �l�yor. Her g�n her saniye 300den fazla hayvan �l�yor demek bu. Ve istatistikler sadece gıda ama�lı t�ketilen hayvanları g�z �n�ne alıyor. Bu istatistiklere k�rk �iftliklerindeki, dirikesim laboratuarlarındaki, sirklerde ve rodeolardaki hayvanları da katarsak bu sayı �oğalıyor. Barınaklardan �ld�r�len hayvanları saymıyoruz bile�

Bu hayvanların hayatı i�in m�cadele etmek yerine, taktikler �zerine uzun uzun tartışmayı seven insanlar var aramızda. Saatlerce acaba hangisini yapsak, bunun artı ve eksileri nelerdir diye saatlerce tartışan insanlar var. Acaba m�lke zarar vermek ge�erli bir taktik midir? Yoksa kundaklama �ok mu aşırı bir şey? Bu konuşmalar doğrudur kendi dairenizde doğrudur, ama kafeslerde, b�lmelerde �l�mlerini bekleyen hayvanların bekleme l�ksleri yok. Eyleme ihtiya�ları var onların, hem de hemen şimdi ihtiya�ları var."

Son paragrafta Dr. Vlasak zamanlarını taktikler �zerine tartışarak ge�iren insanlardan s�z ediyor. Bu obstr�ksiyonistler s�rekli �neden?� diye soru soran �ocuklar gibi ilgi �ekmeye �alışıyorlar. �ocuklar ve obstr�ksiyonistler arada bir manalı bir soru sorsalar da �ok da faydalı bir sonu�ta s�z etmemiz m�mk�n değil.

6- Michael Tobias�ın ��fke� adlı kitabında, Tobias�ın hayvan �zg�rl�k��s� kahramanının ALF eylemlerini k���msediğini ve şiddetin sadece cansız varlıklara değil, bir k�rk tacirine, ıstakoz restoranı sahibine v.b. gibi hayvan katliamına doğrudan bulaşmış kişilere de uygulanmasını savunduğunu g�r�yoruz. Aslında etik olarak doğru bulmadığımız bu g�r�ş�, i�imizdeki adalet anlayışı destekliyor. Hayvan hakları s�z konusu olduğunda etik değerler ile adalet anlayışımızın �akıştığını g�r�yoruz. Yani, bizler yaşam hakkına saygı duyulmasını savunan insanlarız ama Kanada�da bir fok yavrusunun kafasını ezerek �ld�ren bir avcıyı o anda elimize ge�irme fırsatımız olsa ona hi� de affedici bir adalet anlayışıyla yaklaşacağımızı sanmıyorum. Ya siz?

ALF felsefesi hissedebilen hi� varlığa zarar verilmemesi ilkesine dayanır. Ancak hi� kimse stres dolu bir ortamda ne gibi bir tepki vereceğini tahmin edemez. Bu meseleyle alakalı �rnekler Dr. Steven Best�in Benim K�peğim mi Yoksa Sizin �ocuğunuz mu? Ahlaki Değerlerin Hiyerarşisi ve Etik �elişkiler adlı yazısında veriliyor. http://www.animalliberationfront.com/Philosophy/MyDogOrYourChild.htm )

Belki de bu durumların ahlaken en tutarsız olanı barış�ıl taktikler ve t�rc�l�ğe karşı olmayı bir arada g�rebilen insanların tavrıdır. (mesela Tom Regan, Gary Francione, Priscilla Feral, Lee Hall ve Joan Dunayer). T�rc�l�ğ�n yanlış olduğunu iddia edip ardından savunmasız insanları benzeri durumlarda (katliam gibi) savunup da gene aynı derecede hissetme yeteneğine sahip hayvanların �zg�rl�ğ� i�in gerekeni yapmamak ahlaken tutarsız bir davranıştır. Gene eşit derecede tutarsız olan bir diğer şey de t�rc�l�ğe ve aynı anda ALF, ARM ve insanları savunmaya gelince kabul edilebilen ama s�z konusu hayvanlar olunca es ge�ilen taktikleri savunan ve kullananlara karşı aynı olumsuz tavrı takınmaktır.

7- Monoteist dinler hayvanların insanlardan dolayı d�nyada varolduğunu iddia ediyor, hayvanların insanlar i�in yaratıldığını s�yl�yor. Bu iddianın en belirgin niteliği herhalde kurban kesme ri�telinde g�r�lebiliyor. Devletlerin ekonomik �ıkarlar s�z konusu olduğu s�rece hayvan haklarını g�z ardı ettiği bir ger�ek (mesela, T�rkiye�de avcılık, hayvan deneyler ve k�rk �iftlikleri bakanlık tarafından destekleniyor). Bu şartlar altında sizce dindar ve milliyet�i bir insanın aynı anda hayvan haklarını savunması m�mk�n m�d�r? Bu ger�ek�i bir şey midir?

Evet, uluslar ve dinler davranışlarını değiştirebilirler ve değiştirmiştirler de.

Her b�y�k dinden din adamları dini metinlerini hayvan haklarını desteklemek i�in kullanmıştır. Bununla alakalı bir �ok yazı şu linkte bulunabilir: http://www.animalliberationfront.com/Practical/Shop--ToDo/Religion/Religion4ARAs-Index.htm

B�y�k dinlerin g�zelliği ve yanlışlığı şudur ki hepsinin ana metinleri farklı insanlar tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bu y�zden metinler (İncl, Kur�an vb.) sorun oluşturmazlar. ��ld�rmeyeceksin� emrini anlamak i�in yeniden yorumlamaya gerek de yoktur.

Bu y�zden, hayvan haklarının dini �er�evede savunulması başka herhangi bir alanda savunmaktan pek de farklı değildir. İnsanlar hayvanların temel haklara sahip olduğunu kabul ettikten sonra dini metinlerini de inandıkları şeylere uyacak şekilde yorumlayacaklardır. Bug�ne dek bu hep b�yle oldu.


Fair Use Notice and Disclaimer
Send questions or comments about this web site to Ann Berlin, annxtberlin@gmail.com