About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

#12 Hayvanlar yenmek için yetiştiriliyor; bunu nesi yanlış? 

Bu soru bana daima “Ama biz bunları yapmak istiyoruz, bunun nesi yanlış” sorusunun süslü bir versiyonu gibi görünmüştür. Bir davranışın ahlaken beraat ettirilebilmesi tamamen mantık dışıdır.

Ama bundan daha kötüsü de var: insanı evrensel manada kınanan eylemleri  haklı çıkarma anlamında tehlikeli sulara atabilir  bu inanç. Bu nasıl oluyor derseniz, şu fikirleri düşünün lütfen: 

“Acı çekmek biz onları hedefimiz için ürettiğimiz sürece mazur görülebilir.” Şimdi,  benzer bir argüman insanları kölelştirip onları üremeye zorlayan köle sahipleri için düşünülemez mi, onlar da” bizim işçilerimiz olmaları için ürüyor onlar” diye haklı çıkartılabilir mi? Naziler, Yahudileri katletmelerini “ ama biz onları öldürmek için bir araya getirdik zaten” diyerek savunamazlar mı?—DG 

“Güneşi gören gözlerden esrarengiz bir biçimde ışıldayan, ve yaşayan her canlıda var olan o ebedi özü tanımayı beceremeyen, paryalara layık bu ahlaka yazıklar olsun!” –Arthur Schopenhauer (filozof) 

AYRICA BAKIN : #13, #61 

SORULARA GERİ DÖNÜN

#13 Peki ama hayvanları öldürmek için yetiştirmeseydik hayvanların yok olmaz mıydı? 

Bu soruya yanıt vermenin iki yolu var. Önce, soruyu soran kişiler “hayvanlar”dan bir tür olarak söz ediyor olabilir, bu durumda bu argümanı daha doğru bir tarzda şöyle sormak lazım:

“İneklerin ekolojik mevkisi çiftlik hayvanı olmaktır; onlardan faydalanmamız  karşılığında bu mevkilerini sürdürmeyi sağlarlar.”

İkinci olarak, soruyu soran kişi “hayvanlar”dan bireyler olarak söz ediyor olabilir, bu durumda soru şöyle düşünülmeli:

“Tek tek bütün inekler eğer biz  onları yemek için yetiştirmeseydik bir hayat sahibi olmayacaklardı.”

Önce tür yorumuyla ardından da birey  yorumuyla ilgilenelim. Soru soran kişinin argümanı bütün hayvan türlerini kapsıyor olasılıkla; herşeyi daha somut hale getirmek için, şimdilik inekleri örnek olarak alalım.

İneklerin sadece biz onları tüketimimiz için kullandığımız için var olmaya devam ettiği doğrudur. Bugün Hindistan’ın bir çok yerinde ve başka yerlerde insanlar  ve inekler  hürmete dayalı karşılıklı bir ilişki halindedir. İnsanlık tarihinin son dönemlerinde bu ilişki tek taraflı bir sömürü haline dönüştü, bugün gördüğümüz de budur. Türün tükenmesi ile tüketim/boğazlanma arasında gerçekten de bir mevki olasılığı söz konusu. (İlgili okurlar Jeremy Rifkin’in” Beyond Beef-Bifteğin Ötesi” adlı kitabını çok ilginç bulabilirler).

İkinci olarak, bir çok kuruluşun hayvan türlerinin yok olmasını engellemek  için programları vardır. Bu gruba ineklerin dahil olmadığını düşünmenin de bir manası yok.

Türcü argümanının hatalı olmasının bir başka sebebi de , büyükbaş hayvanları yetiştirirken , aslında doğal yaşam ortamlarını yok edip , diğer türlerin de  ortadan kalkmasına sebep olmamız. Örneğin, yağmur ormanlarının yok edilişi bir çok türün tamamen ortadan kalkmasına sebep olmuştur. Büyükbaş hayvancılık altı kıtada da doğal yaşam alanlarını yok ediyor. Soruyu soran  kişi neden sadece  inek türüyle ilgilenirken diğer  türleri umursamıyor?

Bunun sebebi inekleri yemeye devam etmek istemesi olabilir mi?

Ahlak kuramından yola  çıkarak tür argümanına karşı durulabilir. Bu türden sorularla bizlerden evrensel manada kınanan eylemleri kabul etmemiz  istenebilir Mesela, belli bir  insan ırkının köle olarak kullanmak  üzere yetiştirildiğini düşünelim. Burada söylenen şey, eğer biz onları köle olarak kullanmak  için üretmeseydik, bu ırkın var olmayacağı. Okuyucular bu mantığı kabul ediyorlar mı?

Şimdi sorunun bireyler yorumuna geçebiliriz. Bu argümanı reddetmenin bir yolu şu olabilir: “Erkenden ölünen ve ızdırap dolu bir dünyaya doğmaktansa doğmamak daha iyi”.

Bir çoğu için, bu yeterlidir. Ancak, ölümden önce acı dolu bir hayat yaşamanın gerekli olmadığını düşünebilir insan. Diyelim ki ineklere acısız bir şekilde öldürüp yenmeden  önce  iyi davranılmış olsun. Eğer onları tüketmek  için yetiştirmeseydik ineklerin kısa hayatlarının keyfini sürmeyecekleri doğru değil mi? Dahası, öldürdüğümüze karşılık yerine yeni bir tane hayata getiriyorsak buna ne demeli?

Peter Singer bu argümanın saçma  olduğunu düşünüyordu; çünkü doğmayı bekleyen inek ruhları filan yok ortada. Bir çok insan bu görüşü kabul eder ve yeterli olduğunu düşünür; ama Singer artık bu görüşü reddediyor; çünkü artık bir varlığı hoş bir hayata getirmenin o varlıktan  çıkar sağlama hakkını vermediğini kabul ediyor (bu tartışmanın daha geniş bir örneği Hayvan Özgürlüğü kitabının ikinci baskısında mevcut). O halde nasıl devam etmemiz lazım? Buradaki esas mesele HH hareketinin şu görüşüdür: insanların ve  insan olmayan varlıkların insanlar tarafından öldürülmeme hakkı vardır. Buradaki ahlaki sorun, bu argüman insanlara  uygulandığında net bir şekilde görülebilir. Bir bebek doğuran ve  onu 9 aylıkken yiyen bir çift düşünelim, tam da yeni bebekleri doğduğu zaman olsun bu. 9 aylık bebeğin bir inekten farksız olarak  şu andaki durumuyla  ve gelecekle alakalı planlarla  ilgili akli bilgisi yoktur, o halde iki örneği de birbirinden ayırmak için bir sebep de yoktur. Ama, gene de  bu çifti kınarız. Onları kınarız; çünkü bebek, öldürülmeme  hakkı olduğunu düşündüğümüz bir bireydir gene de. Bu hak neden bir ineğe uygulanmasın? Bence bunun cevabı, soruyu soran kişinin ineği yemek istemesinde yatıyor.—DG 

“Sonsuz bir ızdırap çekeceğine hissetme yeteneği olan bir canlının hiç yaşamamış olması daha iyi”.—Percy Bysshe Shelly  (şair) 

AYRICA BAKIN: #12

SORULARA GERİ DÖNÜN