About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs
#14 Beslenip korunduklarına göre hayvanlar daha
mutlu bir hayat sürmüyorlar mı ?
Bu argüman, siyahların köle olarak özgür kadın ve erkeklere oranla daha iyi durumda olduğu iddiasıyla kullanılmıştı. Aynı şey, hapisteki insanlar için de kullanılabilir; hapis , toplumun en sert cezalandırma yöntemlerinden birisi. Çiftliklerdeki hayvanlar o kadar acı çekiyorlar ki onların yaban ortamlarında daha kötü durumda olabileceklerini düşünmek imkansız. Yaban, orada yaşayan hayvanlar için yaban değil; orası, onların yuvası. Orada özgürler ve orada doğal olan şeyleri yapabiliyorlar. Yabanda acı çekme ihtimalleri, onların tutsaklık halinde acı çekmelerini sağlamak için bir sebep olamaz.
Soruyu soran burada iki varsayımda bulunuyor. Birincisi, mutluluk ve huzurun beslenmek ve korunmaktan hasıl olduğu; ikincisi, hayvanların aslında gerçekten korunduğu ve beslendiği varsayımı. Her iki önkabul da sorgulanabilir.
Elbette hayvanlar besleniyorlar; ne de olsa tüketilebilmeleri için semirtilmeleri gerekiyor. Ama mesela çiftlik tavuklarının “korunduğunu” söylemek pek de mümkün değil. Sakatlanmaktan korunmuyorlar; çünkü acı içerisinde gagaları kopartılıyor. Psikolojik sıkıntıdan da korunmuyorlar, çünkü doğal olmayan koşullar içerisinde bir arada tutuluyorlar. Ve son olarak, parçalanmaktan da korunmuyorlar, çünkü insanlar tarafından boğazlanıyor ve mideye indiriliyorlar.
Mutluluğun sadece beslenmekten ve korunmaktan hasıl
olduğu fikrini de sorgulayabiliriz. Roma İmparatorluğu zamanında, kadırgalarda,
köleler kötü hava koşullarından korunuyorlardı; ama mutluluğa ulaşmak için
içinde bulundukları koşulları daha da büyük bir belirsizlikle değiş tokuş yapmak
zorunda kalıyorlardı muhtemelen. Aynı şey ilk dönem Amerikasındaki köleler için
de söylenebilir.
Sonuç olarak, burada söz konusu olan ahlaki
bir argüman. #13 nolu sorudaki çifti düşünün. Onu tükettikleri noktaya dek
bebeklerini koruyacak ve besleyecekler. Bunu haklı bir gerekçe olarak
kabul edemeyiz. Tavuk için neden edelim ki? –DG
AYRICA BAKIN: #13
SORULARA GERİ
DÖNÜN