About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

#24 HH hareketi kürtaja karşı değil mi? Eğer değilse, bu ikiyüzlülük değil mi?

Hayvan Hakları savucunularına öyle ya da böyle kürtaj meselesini dayatma çabaları sıksık yaşanıyor. Bu tür çabalar yanlıştır. Bir insanın HH etiklerine olan bağlılığının, o kişinin embriyo haklarıyla alakalı duruşunu belirlediğini düşünmek manasızdır ta ki kişi hayvan hakları konusundaki duruşunun kürtajla alakalı duruşunu da belirlediğini tartışmaya açık olsun. İnsan kürtaj hakkında belirli bir karar vermeksizin işkenceyi, köleliği ve barbarca davranışları küçümseyemez mi?

HH savunucuları, insanların elindeki hakların ahlaken bağlayıcı olan bütün biçimlerde bütün yaratıkları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savunur. Örneğin, toplum, olgun, hissetme yeteneği mevcut ahlaken hasta bireylerin (#17 nolu soruya bakın) bilim adına öldürülmesini kabul etmediğine göre, mantıken buna benzer şekilde hayvanların da aynı korunma hakkına sahip olması gerektiği söylenebilir. Diğer yandan, kürtaj hala tartışmalı bir konu. HH hareketinin toplumd kürtaj konusundaki görüşlerden daha farklı şeyler yansıtacağını düşünmek de mantıksızlık.

Esas olarak, HH filozofları, hakların bireylere atfedilmesi için gerekli koşulların mevcut olduğuna memnunlar, bu koşullar insanlara tanınan hakları açıklayabiliyor. Hakların ceninleri de içerek şekilde genişletilmesi için yapılan çabalara ne destek verirler, ne de destek vermemek gibi bir tavırları olabilir.--AECW

Kürtaj ve hayvan hakları ile alakalı konuda HH destekçileri arasında farklı görüşler var. AECW gibi bir çok insan kürtaj konusu ve HH birbiriyle alakasız konulardır diye düşünüyor. Hakların hayvanlara (ve insanlara) tanınmış olması, onların bir hayatın öznesi olma durumlarına ve acı çekebilme kapasitelerine bağlıdır. Görünen o ki ceninler kürtajdan dolayı acı çekebiliyorlar. Nabzın hızlanması gibi belli fizyolojik tepkiler vermeleri ve sinir sistemlerinin mevcut olması da bu görüşü destekliyor.

Ayrıca şunlar da söylenebilir: cenin bir hayat öznesi olma yolundadır ve kürtaj yüzünden bizler cenine zarar vermiş oluruz. Bazıları hayat öznesi olma "potansiyelini" hak tanımak için geçersiz bir argüman olarak görür; ama bu fikrin kendisi bile eleştirmeye değer felsefi bir görüş. Mesela, diyelim ki bir insan komada olsun, yeterli vakit olursa, koma halinin geçeceğini düşünelim. Bu durumda kişi gene hissetme yeteneğine kavuşacaktır. Koma halindeyken bu kişi haklarını kaybetmiş mi olur?

Yukarıda açıklanmış bu argümanlar, kürtaj meselesinin hayvan haklarıyla alakasız bir konu olmadığını gösteriyor, ama kürtajın kesinlikle yanlış olduğunu da göstermiyor. Bunun sebebi, ceninin haklarının kadının haklarıyla çelişmesi olabilir, bu durumda kadının hakları üstün gelir. Herkes bu konuda hemfikir olmayabilir, ama bu tutarlı, ikiyüzlü olmayan ve HH felsefesiyle çelişmeyen bir duruştur.

Diğer Düşünceler:

Eğer bir varlık hissetme yeteneği kazanmadıysa (ya da onu tamamıyla kaybettiyse), o zaman dilediğimiz gibi davranmak bize kalmıştır, ister sebze, ister mineral, isterse hayvan olsun (hatta insan olsun). Hissetme yeteneği ölçmesi zor bir nitelik olduğu için, bazıları dikkatli olmayı tercih eder ve ceninin sinir sisteminin, hissetme yeteneğinin oluşabileceği bir safhaya ulaştığını göz önüne alarak, kürtaja izin vermekten uzak durur. Bununla beraber, insan blastosistinin hissetme yeteneği bakterilerinkini aşmaz, ve bu manada ahlaki kuşkular yaşanmadan cenin alınabilir.

Bazıları bu ayrımı yapmak için hissetme yeteneğinin değil belli beyin dalgalarının baz alınması gerektiğini düşünür. Bu konuyla alakalı makaleler mevcuttur.

İkiyüzlülük argümanları için lütfen Soru #4’e bakın.

AYRICA BAKIN: #4

SORULARA GERİ DÖNÜN