About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

#27 Eğer herkes birden vejetaryen olup evinde hayvan beslemekten vazgeçerse, hayvanlara ne olur?

Herkesin bir gecede vejetaryen olacağını ummak gerçekçi olmaz. Et talebi azaldıkça beslenen hayvan sayısı da azalacaktır. Çiftçiler özel yetiştiriciliği bırakıp başka tarım çeşitlerine yönelecekler. Sayıları azaldıkça bu hayvanlar daha doğal hayatlar yaşayabilecekler.

Vejetaryenlik çoğaldıkça, gıda amacıyla beslenen hayvan sayısı yavaş yavaş azalacak; çünkü pazar mevcut olmayacak. Aynı şekilde, evcil hayvanların yetiştirilmesi konusunda da benzer bir gelişme görülecek, ve bu talep de ağır ağır azalacaktır. Her iki durumda da, geriye kalan hayvanlar daha merhametli bir toplum tarafından sahiplenilecektir.—LK

AYRICA BAKIN: #75

SORULAR GERİ DÖNÜN

#28 Tarım için uygun olmayan arazilerde hayvanların otlatılması gıda talebini artırıyor; bunun yanlış olduğunu nasıl söyleyebiliriz?

Dünyada çiftlik hayvanlarının otlayabileceği ama tarımın mümkün olmadığı araziler bulunuyor. Bu arazilerde yaşayan insanlar ürünlerini satışa çıkaramıyorsa ve hayatta kalmak için çiftlik hayvanları beslemek zorundaysa, bunu herhalde çok az kişi sorgular. Ancak, bu araziler yoğun otlatma amacıyla kullanılan verimli ve yarı kurak arazilere kıyasla çok azdır, ve dünyanın gıda sağlama sistemine pek bir katkısı olduğu da söylenemez. (Bazı kişiler bu tür arazilerde yaşamamanın tercih sebebi olduğunu söyleyebilir.)

Esas mesele, verimli ve yarı kurak bölgelerdeki yoğun otlatmalardır. Bu tür yerlerin çiftlik hayvanı yetiştirmek için kullanılması dünya gıda sağlama sistemini zarar verir. Keith Acker, "A Vegetarian Sourcebook- Vejetaryenin Başvuru Kitabı" adlı eserinde şunları yazıyor:

"Büyükbaş hayvancılık için kullanılan arazi, enerji ve su kaynakları oranı, eşit oranda sebze yetiştirme oranından %10 ile %100 daha fazladır. Büyükbaş hayvancılığı sadece bu kaynakları kullanmakla kalmaz, onları tüketir de. Bu tarihi bir rekor. Dünya topraklarının çoğunun şu andaki durumu, erozyon, su altı kaynaklarının tükenmesi, ve ormanların yok oluşu (gıda sistemimizin temelini tehdit eden unsurlar olup) bu yıkıcı gıda üretimi biçimimizin sonucudur.

Büyükbaş hayvancılığı ayrıca tarihsel olarak ve halen dünya çapında ormanların yok olmasındaki en önemli sebeptir (1967 ile 1975 yılları arasında 70 milyon dönümlük ormanlık arazinin 2/3’ü otlakçılığa gitti). 1950 ile 1975 yılları arasında Orta Amerika’da insanlar tarafından mera haline getirilmiş arazi sayısı ikiye katlandı, ve bu da yağmur ormanları edilerek yapılabildi. Bu trend artık yavaşlamış görünüyorsa da, hala tehlikeli ve acımasız bir hızla devam ediyor.

Otlakçılık geniş arazi parçaları gerektirir, aşırı otlakçılığın ve toprak erozyonunun sonuçları çok ciddi ekolojik problemlerdir. En iyimser sayılarla söylememiz gerekirse ABD meralarının %60’ında çok aşırı otlakçılık yapılmaktadır, bunun sonucu olarak da her yıl milyarlarca ton toprak kaybedilmektedir. Kaybedilmiş üsttoprak oranı yaklaşık %75’tir ve bu oranın %85’i doğrudan büyükbaş hayvancılıktan kaynaklanmaktadır. Aşırı otlakçılık, insan yapımı çöllerin en büyük sebebi."

Otlakçılığın yerini hormonal beslemenin(feedlot paradigması) aldığını söyleyebiliriz. Bu sistemler, büyükbaş hayvanları hormonal olarak kendileriyle oynanmadan önce son kez doğal tahıllarla besler. Bu durum otlakçılığı az da olsa azaltır, ama yok etmez. Paradigmanın feedlot kısmı ürünlerin yetersiz kullanımından başka bir işe yaramıyor (bir insanın büyükbaş hayvanlarla beslenmesi için kullanılacak tahılın, doğrudan tahıl alımından 16 kat fazla olması gerekiyor). ABD’de mısırın %80’i ve yulafın %95’i büyükbaş hayvanları beslemek için kullanılıyor.—TA

"Ben büyük baş hayvanlar ülkesinde yetiştim—bu yüzden vejetaryen oldum. Et iğrençtir… hayvanlar için de, çevre için de, ve sağlığınız için de."—k.d.lang (müzisyen)

SORULARA GERİ DÖNÜN

#29 Bütün hayvan ürünlerini kaldırmaya kalksak Taş Devri’ine döneriz; bunu kim ister ki?

Tam tersine! Aslında hayvan ürünlerinin kullanılması bizi taş devrinin kafa yapısına ve teknolojisine döndürüyor. Örneğin; Taş Devri insanları donmaktan kurtulmak için Kuzey iklimlerinde kürk giyiyorlardı. Merkezi ısıtma sistemleri, insan yapımı kumaşlar ve bol miktarda bitki sayesinde böyle bir durum kalmadı artık. Eğer modern çağı tanımlamamız gerekirse; toplumsal gelişmeler, teknolojik ilerlemeler sayesinde daha büyük özgürlüklerimizin ve seçeneklerimizin olduğunu söyleyebiliriz. Taş Devri insanlarının daha az seçeneği vardı, bu yüzden giyinmek, yemek yemek ve araç kullanmak için hayvanlara gereksinmeleri vardı. Bugün daha iyi yiyecekler, daha iyi giysiler ve daha yeterli materyaller anlamında hiçbir hayvanının öldürülmesine gerek olmayan bol kaynaklarımız mevcut.—TA

Portland çimentosundan oluşmuş beton ormanı uğruna hayvanların doğal ortamlarının yok edilmesi, bence girme tehlikemiz olan tek Taş Devri olasılığı.—DG

AYRICA BAKIN: #60, #62, #95

SORULARA DÖNÜN