About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

#40 Karıncaları ezmemeye dikkat etmek zorunda mıyım?

Hindular buna evet derlerdi! Bazı mütedeyyin Hindular küçük böcekleri ve mikropları öldürmemek için gaz maskesi takıyor.

Ne kadar dikkatli olursak olalım, yaşamanın yan etkisi olarak acıya sebep olacağız. Buradaki hedefİ gereksiz yere çekilen acıyı önlemek ve sebep olduğumuz acıyı azaltmak. Kontrolsüz, bile bile yapılan zulümlerle alakası yok bu durumun. Buradaki böceklerin kanatlarının koparılmasından ya da karıncaların bile bile yakılmasından söz ediyorum.

Burada çözüm kişinin kendi vicdanına dayanarak hareket etmesinde yatıyor. Belki insan yürürken karıncalara dikkat etmeyebilir; ama eğer karıncaları görüp de onları ezmemeye dikkat ediyorsa, bunun kime zararı var?—DG

#41 Böceklerde az da olsa bilinç olduğuna dair kanıtlar var; insanlara böcekleri öldürmemelerini söyleyerek saçmalamış olmuyor musunuz?

Böceklere haklarını teslim etmek demek onları öldürmek her zaman için yanlıştır anlamına gelmez. Varlığa yönelmiş bütün tehditler doğal olarak meşru müdafaa hakkını da beraberinde getirir. Eğer böcekler kişinin sağlığını tehdit ediyorsa, HH felsefesi onları yok etmenin yanlış olduğunu ortaya sürmez.

Pestisid ve herbisidler böcek popülasyonlarını yok etmek için sık sık kullanılır. Bu durum meşru müdafaa bazında savunulabilse bile, çevreye, tehdit yaratmayan diğer hayvanlara ve aslında kendi sağlığımıza olan olumsuz etkilerini de düşünmeliyiz bu ilaçların kullanımının. (böcek ilaçlarının kullanımı için #59 nolu soruya bakın).

Sebep olduğumuz acı miktarını azaltmak için çabalamak saçma değildir.—DG

AYRICA BAKIN: #39, #40, #59

#42 Bitkileri öldürüp yemek ikiyüzlülük değil mi?

Bitkilerin acı çektiğine dair bir bilgi yok, çünkü bitkilerin merkezi sinir sistemleri yok, sinir uçları yok, ve beyinleri de yok. Hayvanların acı çekebilme kabiliyetleri, genelde kendilerini koruma biçimi olarak görülüyor. Eğer sizi yaralayan ve acıtan bir şeye dokunursanız, bir daha ona yanaşmamak anlamında o acıdan birşeyler öğrenmiş olursunuz. Bitkiler hareket edemediği ve belli şeylerden uzak kalmayı öğrenmeye ihtiyaç duymadıkları için, bu yetenek lüzumsuz ve evrimsel manada da mantıksız olurdu. Dahası, bitkilerin acı çekebilmesi ya da çekemesi gerçeği; köpek, inek, sıçan, tavuk gibi büyük oranda acı çekebildiğini bildiğimiz hayvanlara verdiğimiz acıyı ve ızdırabı mazur gösteremez.

EĞER hayvan hakları için kullandığımız ahlaki özellikler ve kriterler bitkiler için kullanılsaydı o zaman bu ikiyüzlülük olurdu. HH hareketi tarafından kullanılan kriterler "acı ve ızdırap" çekebilmek özelliği ile "bir hayat öznesi olmak" özelliğidir. Bitkilerin bu kriterlere uyup uymadığı sorusu şu sonuçları beraberinde getiriyor.

Öncelikle günümüz bilimi, bitkilerin, merkezi sinir sistemlerinin olmadığını gösteriyor. Bitkilerin ayrıca acı çekebilen varlıklarda bulunan türden kompleks başka bir sistem dizaynı da yoktur.

İkinci olarak, bitkilerin evrimsel olarak acı çekmeye ihtiyaçları yoktur. Hayvanlar gezebildikleri için acı ve ağrı çekebilme yeteneğinden faydalanırlar; ama bitkilerde bu olmaz. Doğa boşu boşuna, eğer organizmanın hayatta kalmasına yaramayacaksa acı çeken komplike kapasiteler yaratmaz.

İlk yorum #43 ve #44 nolu sorularda daha detaylı şekilde inceleniyor. #4 nolu soru ise genel ikiyüzlülük meselesini tartışıyor.

AYRICA BAKIN: #4, #39-#44