About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

# 43 Ama bitkilerin hissemediğini nasıl kanıtlayabilirsiniz?

HH’nın temel tezini unutmayalım. Basitçe şöyle diyebiliriz: diğer hayvanlar belli temel ahlaki öznitelikler taşıdığı sürece bizler de onlara gerekli alakayı ve saygıyı gösterebiliriz. Burada sözü edilebilecek iki öznitelik bulunuyor: a)acı çekme kapasitemiz ve b)"bir hayatın öznesi" olabilme kapasitemiz, yani, hayatının iyi geçip geçmemesinin kişi için önemli olması özelliği.

Her iki özellik de akla sahip olmayı gerektirir. "Akla sahip olmak"tan söz edebilmek için kişinin bilinç sahibi olması gerektiğini eklemek lazım. Sadece bir amaç taşımak veya istendik davranışlarda bulunmak akıl sahibi olmayı belirtmekte yetersiz kalıyor; çünkü birçok maddi nesne de amaçlı davranışlar sergileme özelliğine sahiptir.

Öyleyse, akıl sahibi olma özelliğini diğer hayvanlar için ve hatta bizler için nasıl anlayabiliriz? Bir organizmanın tehlikeli uyarıcılardan uzak durmasına ya da iyileşmesine, işlevsel davranış biçimlerinin var olmasına bakarak hayvanın acı çektiği sonucunu çıkaramayız. Termostatlar da çevredeki ısı değişimlerine reaksiyonlarda bulunurlar ve ilk başlangıç haline dönmeye çalışarak yanıt verirler. O halde şimdi, termostatlara kalkıp da duyguları var hissedebiliyorlar dersek aptalca olur elbette.

Açıkçası savunma reaksiyonları ve işlevsel sakınma durumları acının mental bir durum olduğunu göstermek için ne yeterlidir ne de gereklidir.

Biyolojik bilimleri de kapsayaracak şekilde bilim dalları bilimsel materyalizme ve fizikselliğe adanmış durumdadır. Bu yüzden evrenin temel yapı taşının madde olduğunu iddia eden görüşle işe başlamamız gerekiyor.

Diyelim ki bilimsel materyalizmin temelde varolan özellikler olarak; zihin, bilinç ve his (hatta özgür irade de eklenebilir) gibi işlevsel özellikleri dışlamadığını kabul edelim; ama bütün bu özellikler organize olmuş maddenin varlığına bağımlıdır. Eğer donanım yoksa yazılımın çalışacağı bir ortam da yoktur demektir. Saf, yaşayan bir beyin yoksa o halde zihin de yoktur. Ayrıca akıl sahibi olmanın yeterince organize olmuş maddenin varlığına bağlı olduğunu söyleyen düalizmin çağdaş versiyonları ve diğer beyin teorileri de göz önünce alınmalı.

Durumu kısaca özetlemek gerekirse, bilinç ve zihin gibi bilişsel işlevler yeterince organize olmuş maddenin zamanla oluşan nitelikleri olarak görülmektedir. Nasıl nefes almak kompleks bir organ sistemi gerektiriyorsa, bilinç sahibi olmak da kompleks bir bilgi işleme kapasitesine sahip merkezi bir siniri sisteminin varlığını gerektirir. Kuramsal olarak, yeterince kompleks ve düzenli bir donanım organizasyonu ve zeki bir yazılım oldukça, gelecekteki bilgisayarlar bu tür nitelikler geliştirebilirler. Böyle bilgisayarlar şu an varolmasa da, bu gezegendeki belli canlı organizmaların son derece uzmanlaşmış ve organize olmuş yapılarıyla zihin sahibi denebilecek türden niteliklere sahip olduğunu biliyoruz.

Kuramsal olarak, bitkiler acı çekme gibi bir zihin durumu yaşayabilir; ama bu ancak bilinç ve ağrı gibi zihinsel durumları desteklemeye yarayacak organize ve kompleks bitki dokuları var oldukça mümkün olabilir.

Bitkilerde bu türden doku komplekslerinin var olduğunu destekleyen morfolojik kanıtlar yoktur. Bitkiler zihinsel durumların var olmasını sağlayacak uzmanlaşmış yapılara sahip değildir. Bu bitkilerin kompleks tepkiler gösteremeyeceği anlamına gelmiyor, sadece bu tepkileri " acı çekmek" şeklinde yorumlamamızın abartmak olduğunu söylüyoruz.

Bütün memelilerin, kuşların ve sürüngenlerin acı çekmeyi mümkün kılan kompleks bir sinir yapılarının olduğunu ve bilinçle bir şekilde hissedilen zihin durumlarını yaşamak için evrimsel bir gereksinimleri olduğunu biliyoruz. Bu hayvanların bilgi işlemeye, zihinsel suretler yaratmaya, bilginin girilmesine ve yeniden organize edilmesine yarayan kompleks ve uzmanlaşmış yapıları, kompleks ve uzmanlaşmış duyu organları var. Bu hayvanlarda hissedilen acının özniteliği tamamen doğrudur. Ancak söz konusu bitkiler oldukça böyle bir şey söylememiz, hayal gücümüzü zorlasak da, mümkün değil.—TA

Bitki-acı ikilisine yoğunlaşanların saçmalığı (ve samimiyetsizliği) onlara şu iki soruyu sorarak açığa çıkartılabilir:

Kedi-köpek gibi hayvanların ameliyat öncesi ağrı dindirici ilaçlar alması gerektiğine inanıyor musunuz?

Budama yapılmadan önce bitkilerin ağrı dindirici ilaçlar alması gerektiğine inanıyor musunuz?—DG

AYRICA BAKIN: #42, #44