About ALF > Worldwide Actions > Turkey > Turkish Translations of AR - FAQs

#50 Büyükbaş hayvanlar fabrika çiftçiliğinde kullanılmıyor, öyleyse onları yiyebilirim, değil mi?

Bu zamanda, büyük baş hayvan çiftçiliği diğer bazı hayvanlara uygulanan aşırılıklara sahne olacak gelişmedi-inekler hala otlamak zorunda. Ancak, fabrika çiftçiliğini savunanlar da eski stil küçük çiftlikler yavaş yavaş önemini yitirip ve çiftçilik giderek daha büyük ve kompleks bir endüstri haline geldiği için yeni tekniklerini geliştirmeyi düşünüyorlar. Hayvanların yem bölmelerinde özellikle yoğunluklarının artırıldığı, diyet takviyelerinin, kontrollü üremeleri gibi büyük baş hayvancılığı etkinliklerinin zaten yerine getiriliyor. Yeni gelişmeler de pratiğe geçirilecek.

Ancak, soru 49’da tartışıldığı gibi, sorun olan tek çiftçilik yöntemi bu değil. Genelde su ve yiyecek verilmeden upuzun bir yolculuk sonunda hayvanları mezbahaya götürülmesi, mezbahadaki bekleme süresi ve sonra da hayvanların boğazlanması da hem gaddarca hem de zararlı. Ve gerçek öldürme işlemi de ne temiz ne de acısız yapılıyor (ayrıca bakın #48).—JK

Büyükbaş hayvaların fabrika çiftçiliğinde kullanılamayacağı fikrine karşı çıkabiliriz; kesinlikle doğru değil. Eğer doğru olsaydı da büyük baş hayvanları öldürüp yemeyi mazur göstermiş olacaktı, o yüzden bu fikre gene karşı çıkabiliriz.

Fabrika çiftçiliği hayvan çiftçiliğindeki üretimi artırmak için (sıklıkla da yavrulama yoluyla) zoraki adaptasyonlar gibi pratikleri kapsıyor. Üretimdeki bu artış söz konusu hayvanların acılarının çoğalması pahasına mütemadiyen yapılıyor. Bu elbette et ve süt üretimi için yetiştirilen büyük baş hayvanları da kesinlikle kapsıyor.

Dana eti üretimi ise bir fabrika çiftçiliği emsalidir. David Cowles-Hamar bu durmu şöyle yorumluyor: "Danalar sağa sola kıpırdamaları imkansız 5x2 inç bölmelerde tutuluyorlar. Zamanların çoğunu karanlıkta geçiriyorlar. Hiçbir şekilde kuru ottan yatacak yerleri olmuyor (çünkü onu yemeye çalışabilirler), etleri kansız ve solgun olmasın diye içinde demir ve lif olmayan sıvı bir diyetle besleniyorlar. 3 ile 5 ay içerisinde öldürülüyorlar."

Süt danası çiftçiliği de fabrika çiftçiliğine dahildir. Birkaç çarpıcı örnek verelim:

Buzağılar annelerinden daha 1 veya 3 günlükken alınır ve bu da hem anneye hem de buzağıya büyük sıkıntı verir. Birçok buzağı dana eti üretiminde kullanılır.

Her yıl en az 170.000 buzağı pazardaki iğrenç tavırlardan dolayı ya da kötü bakım sebebiyle ölüyor.

İnekler 10 ay boyunca sağılır ve bir buzağının doğal bir biçimde alacağı miktardan 10 kat fazlası süt üretir.

İnekler verim artsın diye yüksek proteinli diyete tabi tutulur; ama çoğu kez bu da yeterli olmazve ineğin vücut dokuları çöker, bu da asidoza yol açar, sonuç olarak da hayvanın topal kalmasına sebep olur. İneklerin %25’i hastadır.

5 yaşında inek artık tükenmiştir, bitmiştir ve bu yüzden de boğazlanır. Normal ömrü ise 20 senedir.

Son olarak, fabrika çiftçiliğinde büyük baş hayvanların da kullanılması mümkün olmadığı için onları öldürüp yiyebileceğimizi söyleyemeyiz. David-Cowles hamar şöyle söylüyor bu konuda: "Hayvanların özgürlüklerinin bedelini hayatlarıyla ödemeleri gerektiği görüşü ahlaken saçmalıktan başka bir şey değil."—DG AYRICA BAKIN: #14, #48, #49